Modern Kukla: Hologram

JhonGray, Kuklanın Ruhu: İnsan Özgürlüğüne Kısa Bir Bakış adlı kitabında

“Kukla özgürlük yokluğunun cisimleşmiş halidir” diyor. Buradaki kukla salt anlamda somut bir nesneye işaret ediyor. Kavramsal olarak temellendirecek olursak insan eli ile yapılmış ve yine insan tarafından seslendirmek sureti ile gösteriye sunulan nesneyi ifade eder. Kukla, zamanın devinimi ile şekil değiştirmiş ve günümüzün çıldırtıcı teknolojisi ile bambaşka bir hal almıştır. Bilinen ilk kuklalar gölge oyunlarına sahne olan ve yunan mitolojisinde yerini almış olan teatral yansımalardır. Platonun mağara alegorisinde[1] bunu görmek mümkündür. Bildiğimiz anlamda tespit edilen ilk kuklalar Çin’de ortaya çıkmış olup hayvan derileri ile yapılıyormuş. Daha sonra Mısır’da kilden yapılan kuklalara rastlanıyor. 15. – 16. yy’dan sonra da tüm Avrupa’ya iple oynatılan ve bir perde ardından seslendirilen kuklalar yayılıyor.

h3

 

Günümüze gelene kadar dünya geçirdiği dönüşüm ile birlikte özellikle Coğrafi Keşifler, Aydınlanma, Rönesans, Reform, Fordist Devrim, Sanayi Devrimi ve nihayetinde akıllı devrim ile birlikte günümüzde çok çeşitli kılıklara bürünüyor. En basitinden akıllı telefonlarda uygulama olarak yer alan “Konuşan Kedi Tom” uygulaması buna verilebilecek en iyi örnektir. Karşısındaki kişinin söylediğini aynen tekrar eden ve ayrıca sesini kendiliğinden değiştirebilen modern bir kukladır “Konuşan Kedi Tom”. Tabi modernizminçıldırtıcılığı 21.yy’da yeni bir kukla modeli üretti ve bunun adı: Hologram[2]. Hologramın teknik üretimi ve teknolojik alt yapısı ile şimdilik ilgilenmeyeceğiz. Açıklamaya çalışacağımız somut bir ürün olarak kuklanın soyut bir varlık olan nesne ile bağını araştıracağız.

h1

Kukla ve insan bilinci arasında arasında yakın bir bağ vardır. Mark, Kapital adlı eserinde “insan bilinci mi toplum tarafından şekillenir yoksa toplum mu insan bilinci tarafından şekillenir?” sorusunun cevabını arar. Üç ciltlik bu eserde sorunun detaylı temellendirmesini yapar ve sonunda insan bilincinin toplum tarafından şekillendirildiği sonucuna varır. İnsan bilinci soyut bir konuma sahiptir. Somut bir nesne olan kukla soyut insan bilinci tarafından üretilir. Ancak insanın emeği ile ürettiği bu ürün zamanla insandan ayrılıp insan bilincini şekillendirmeye başlamıştır. Kukla yani hologram (biz bunun modern hali olan hologramdan bahsettiğimiz için) her ne kadar insan ürünü de olsa, insanın kendisi tarafından da şekillendirilmiş ve seslendirilmiş olsa da insanın dışında kendinden meşru bir varlık haline gelmiştir.

h4

İzlediğimiz bir çok reklam filmi, sübliminal içerikli dizi ve filmler, bol görsellere sahip dergiler ve animasyonlar dar anlamda hologramın farklı bir versiyonudur. Aynı şekilde üç boyutlu görüntüye sahip kaliteli renk ve ses sunabilen anında görüntü iletimi özelliği olan hologram da insanın bir parçası olmaktan çıkmış ve ayrıldığı insanı ötekileştirip şekillendirmeye, değiştirmeye ve dönüştürmeye başlamıştır.

 

Hologram günümüzde iyi bir algı yönetim aracı olarak kullanılmaktadır. Özellikle seçimlerde halkı etkilemek ve eğilimlerini belirlemek adına kullanılmakla birlikte kapitalist toplumun en etkili silahı olan reklamlarda kullanılır. Direkt insan bilincine oynayan bir durum söz konusudur. Toplumun bir parçası haline gelen bu objeler gerek internet ortamında gerek sosyal alanlarda insan bilincine birer kurşun sıkmak için bekleyen hazır kurulmuş silahlardır.

 

Kukla (hologram) kısaca insan özgürlüğünü iki şekilde kısıtlamaktadır. Birincisi, kuklanın somut hali insana benzemek sureti ile insanın öz benliğinden uzaklaştırılıp ahşap veya çamur kalıplara sığdırması sureti ile gerçekleşir. İkincisi ise Soyut insan bilinci ile oluşturulup somut bir bedene sokulan bu nesneler zamanla insandan ayrılmış ve yine Marks’ın bahsettiği yabancılaşma (İnsanın emeğine, insanın ürününe, insanın insana) kavramı bağlamında insanı bilincinden koparmıştır. İnsan bilincinden kopan bu nesneler (toplum ve toplumu oluşturan objeler) insan bilincini değiştirmeye ve dönüştürmeye başlıyor. Yani kendi ürünümüze maruz kalmak sureti ile dar anlamda kendimizi ve geniş anlamda insanı tanımlayamaz hale geliyoruz.

[1]Platon’unmeşhurmağarametaforubanagöredurumu en güzelbiçimdeaçıklıyor.Mağaradainsanlarsabitlenmişbirhaldesadecekarşılarındakiduvarıgörebileceklerişekildeoturuyorlar.Sağa sola dönemiyorlar.Karşılarındakiduvardanbirtakımimgelergeçiyorvebirtakımseslerçıkıyor.İnsanlarbaşkabiryerebakamadıklarıiçinhattamağarada bile olduklarınıbilmedikleriiçinyeganegerçekliğinbukarşılarındageçenimgelerolduğunuve o imgelergeçerkenduyduklarısesin de o imgelerinadıolduğunudüşünüyorlar.

 

Birnoktadaaralarındanbirkaçızincirlerinigevşetmeyibaşarıyorvetekbiryönedeğiliçindebulunduklarımekana 36o derecebakabiliyorlar.Bu şekildegörüyorlarki o yeganegerçeklikolarakdüşündükleriimgeleraslındaarkalarındakibirateşinönündengeçeninsanlarveinsanlarıntaşıdıklarınesnelerinyarattığıgölgeler.Bu duvardakiyansımalarveyansımalarınoluşmasınısağlayanbirilerinintaşıdıklarınesnelerbudünyayaaitveoradakiateşbudünyanınişleyişinintemelkaynağıolaraktasvirediliyor.

[2]Hologram, orijinalobjeninüçboyutlugerçekkaydı, kısacaüçboyutlulazerfotoğrafıdır.Başkabirdeyişle; 3 boyutlugörselbilgininlazerteknolojisiylekaydedilmesi, depolanmasıvehareketefektininkazandırılarakçokboyutluortamaaktarılmasısonucueldeedilir.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s