Frans De Wall ve Bonobolar Üzerine

Frans de Wall, Bonobo ve Ateist Primatlar arasında insanı aramak, İstanbul: Metis Yayınları, 2013, 259 sayfa.

Eyüp Esen

1-)Kitap ilginç bir görselle başlıyor. Okuduğum bölümler arasında benin ilgimi en çok çeken yerlerden birisi bu resimdir. Bosch’a ait olan bir resimden alınan bu kesit dikkat çekici detaylara sahiptir. Nitekim ilerleyen sayfalarda bu resmin tamamını verecektir. Bosch’un ahlak anlayışını sembolize eden bu resimden cinselliğin bir ahlaksızlık değil asıl ahlaksızlığı rahiplere, rahibelere, oburlara ve kumarbazlara atferder. Orada rahibe kılığında bir domuz vardır ve zavallı bir adam o domuza tüm servetini vermeyi red eder. İşte o adam ressamın kendisidir.

2-) Biyolog Jeroen Stevens’in Planckendael kolonisi üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda şu ilgin. sonuç ortaya çıkar. Birincisi koloniye alfa bir bonobo liderlik eder. Onun oradan ayrılması ile yeni gelen yeni liderin daha az baskın olması ile kolonideki diğer bonobolar ciddi rahatlarlar. İkinci önemli tespit ise doğada erkek yavrular anneleri ile kalır. Dişiler annenin yanından ayrılır. Ancak incelediği hayvanat bahçesinde anneleri ayrılınca erkek yavruların tacize uğraması sonucunda erkekler olumsuz etkilenirler.

IMG_2651

3-)Şempanze erkeklerinin biyolojik olarak güçlü olmasına rağmen dişiler siyasetten anlarlar. Arnhem’de bir adada dişilerin bir araya geldiği ve aradaki güç uçurumunu kapatmak adına siyaset yaptıkları anlatılır.

4-) “Tıpkı bizim gibi maymunlar ve şebekler de iktidar peşinde koşar, cinsellikten zevk alır, emniyet ve şefkat ister, toprak için öldürür, güven ve işbirliğine değer verir. Evet bizim bilgisayarımız ve uçaklarımız var ama psikolojik yapımız primatlarınkiyle aynı.” (sf. 23 alıntı)

5-) Ateizm açmazı: ( En çok ilgimi çeken bölümlerden birisi de bu kısmdır) Burada gören göz sembolünden bahsetmiştir. Bu göz tanrıyı sembolize eder. Çünkü insanlar elalemin ne dediğini çok önemsedikleri için kudretli bir gözün onları gözetlediğini düşünürler. Dinlerde hep göz simgesi kullanılmıştır.

  • Primatların güçlü erkeklerinin arabulucu rol üstlenmesinin ahlakla bağdaştırılması ve tanrı fikrinin ortadan kalkması durumu oluşması şeklinde ifade edilen kısmı çok sığ ve temelsiz buluyorum.

*** Bilimin ahlaki kurtarıcı olup olmadığı sorgulanmış. Kesinlikle katıldığım bir önerme. Çünkü bilim hiç bir zaman ahlak ile bağdaştırılamaz. Yani ahlakı sağlamak için bilim yapılmaz. Bilimin kendi doğuşu da ahlaki değildir zaten. Ama şimdilik buraya girmeyeceğim. Araştırmalarım devam ediyor. Yeterli olmadığımı düşünüyorum. Bilim ahlaksızlık demiyorum, ama ahlaki değil kesinlikle. Bilim ahlaki sınırları açtı mı o zaman problemler başlar. Bilim “ahlakın nedimesi” olmak zorundadır. Sorum şu: herşeyi güvenle bilimin ellerine bırakabilir miyiz?

* “En militan ateistler bile kendilerini yarı-dini ahlaktan koparamadığı, siyah cübbeli papazlığın yerini beyaz ceketli papazlık alsa dünyanın daha iyi bir yer olacağını düşündüğü bir dönemde bu görüş ilgiyi hak ediyor.”

6-) Hamilton’un Price hakkında anlattıkları kayda değerdir. Price öldükten sonra çalışmalarını almak için gecekonduya gider ve buldukları arasında bu bilim adamının tanrı ile konuşmaları vardır: “Her konuda tanrını kölesi olmaya gayret ediyor, büyük küçük her türlü konuda karar verirken ondan feyiz alıyorum.”

7-) Darwin’i temsil ettiği düşünülen Huxley’in  aslında bu düşünce ile uzaktan yakından alakası olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Huxley dine karşı bilimi tercih etti (Bilim konusunda da şüphelerim var. Tanrı kadar rasyonel ve ahlaki olmadığını düşünüyorum. Ancak şu an sadece a priori şeklinde) ve keskin bir şekilde kendini Darwin’in askeri olarak kabul etti. İlginçtir ki hep tanrı fikrini ortadan kaldırmaya çalışsa da dini bütün biri olarak kalmıştır. Huxley’e karşı Darwin’i savunacak kişilere ihtiyaç duyulur hale geldi. Kropotkin burada imdada yetişti.

😎 Evlat edinmenin bir hata olduğunu ve servetinin bu çocuklara akıtılmasının yanlış olduğu ifade ediliyor. Bu fikre katılmıyorum.

9-) Neandertal mazimize değiniyor. İlk atalarımızın Afrika civarında çıktıklarında burada çeyrek milyon yıldır yaşayan ve doğa koşullarında daha iyi adapte olmuş akrabalarımızla karşılaşırlar. Buradaki çapraz eşleşme de biz insanların dayanıklı olmasına sebep olmuştur.

10-) 1960’lardan sonra DNA temelinde yapılan şemaya göre maymunlar ile olan akrabalığımızın daha da arttığı görülmektedir.

bonobo02

11-) Bonobo dişileri arasındaki genital sürtünmeyi barış tesis etmek için kullanılır. Belli bir pozisyonu izleyerek orgazm çığlıkları eşliğinde aralarında sürtünme gerçekleşir. Ayrıca bonoboların şempanzelere göre insan türüne hem fiziksel hem çinsel eğilimleri bakımından daha benzer olduğu görülmektedir. Çatışmanın çözümü için “Barış için cinsellik “ sloganı kullanılır. Özellikle dişiler arasındaki çatışmanın çözümlerinde cinsellik daha fazla kullanılır.

12-) Bonobolar kendi türlerinden çok noktada farklılaşırlar. Özellikle çatışmalar konusunda. Diğer türler sınırlar için savaş yaparken bonobolar sınırda sevişirler. Savaş ile başlayan ortam bir süre sonra yerini sosyalleşmeye (cinsellik ve oyun) bırakır.

13-) Ensest tabusu: Claude Levi –  Strauss’a ait bu kurama göre insanlar arasında ilk dönemleride cinsellik tabusu yoktur. Doğal ortamdan kültürel ortama geçince ensest bir tabu haline gelmiştir. Bonobolarda hiç bir konuda cinsel sınırlama söz konusu değildir. ( Aile sosyolojisinde bu konu şöyle bahsedilir. Tarım toplumuna – avcı toplayıcıdan- geçmeden önce cinsel sınırlama söz konusu değildi. Sadece iki istisnası vardı. Annenin erkek oğlu, babanın kızı arasında bir cinsellik söz konusu değildi. Bunun dışında hiç bir sınırlama yoktu.)

14-) Bonobolar şempanzelerin olgunlaşmamış bir hali olarak görülür. İnsanların genç bir primat olarak görülmesi gibi.

15-) Kitapta evlilik olgusu ahlaki bir dayatma olarak görülmüştür. Sebebi ise şudur; hangi çocuğun hangi babaya ait olduğunun kolaylıkla bulunabilmesi için geliştirilmiştir. ( Bu söylem temelsizdir. Tam olarak yanlış diyemiyorum çünkü ilkel dönem ilişkileri farklı olsa da ahlaki bir dayatma söylemine katılmıyorum. Kavramsal bir problem görüyorum. Ahlak söz konusu ise dayatma demek doğru değil, dayatma söz konusu ise ahlaktan bahsetmek mümkün değil. Daha çok felsefik ve kavramsal bir hata olduğunu düşünüyorum. Biyolojik ve sosyoloji olarak kısmen doğru olabilir.)

16-) A.C. Grayling’in 3 Nisan 2011 yılındaki bir söyleşideki sözü alıntılanmıştır: “militan bir ateist olmak öfkeyle uyumak gibidir.” En çarpıcı söylemlerden biri de buradadır. Çünkü tabuları yıkan bazı eylemler ve olgular  ( bilim, ateizm, demokrasi, devlet vs..) zamanla tabuya dönüşmüştür. Ateizm de bunlardan biridir. Tanrıyı reddetme süreci tanrının ontolojik olarak sorgulanmasına engel olur. Bu da bilgi felsefesinin reddettiği önermelerin oluşmasına ve -gerçek anlamı ile- bilgiye ulaşmada büyük bir sıkıntı çekilmesine neden olur.

17-) Bilim ve din arasında tarihsel bağlamda hep bir ilişki olmuştur. Bazen çatışmalar bazen kilisenin himayesi sayesinde birliktelik olmuştur. (Ancak bir şekilde bilimler tarihi dinler tarihi ile beraber düşünülmelidir. Dinlerin belli ritüelleri -tabu, büyü gibi- bilimin doğuşuna ve evrenin sorgulanmasına neden olur).

18-) Kitapta Miss USA 2011 güzellik yarışmasında kazanan yarışmacının bilimi savunan bir kişi olmasından bahsedilmiş. Bu kısı çok anlamsız buluyorum. Herhangi bir anlam çıkaramadım.

19-) Bonoboların arasındaki ilişkisi bir çok pozisyon fotoğraflanılarak gösterilmiştir. Özellikle aynı cins bonobolar arasındaki ilişki sık gözlenen bir eylemdir.

SmartSelectImage_2017-05-05-20-09-49

20-) Filler üzerinde yapılan çalışmalardan bahsedilmiştir. Fiileri kızdırmanın dışında yapılan çalışmalar gayet keyif vericidir. Yiyecek kovasının iki fil tarafından aynı makaraya bağlı ipi aynı anda çekmeleri şaşırtıcıdır.

21-) Hedefli yardım: Empatiye benzer kullanılan bu kavram, başkalarının duygularına tepki vermek yerine onları anlamaya çalışmak esastır. Buna maymunlarda sıkça rastlarız. Yapılan bir deneye göre maymunlar portakal suyu içmek için birbirlerine yardım ediyorlar. Bir maymun elindeki bir aleti diğerinin daha rahat içebilmesi için elindeki aletlerden gerekli olanı diğerine veriyor.

22-) Kitapta ahlak konusu üzerinde uzunca durulmuştur. Ancak kavramlar felsefik temellendirmeden uzak olup sadece eleştiriler ve türler arasındaki ilişkiler esas alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun için özellikle 6. bölümdeki tartışmanın biraz uzadığını düşünüyorum.

23-) Din kuralları değerlendirilirken kilisenin kurumsal yapısı bağlamında değerlendirilmiştir. Yani din kurumunun oluşturduğu ilişki biçimleri aslında kurumsallaşan başka bir yapı olan kilisenin mensupları tarafından gerçekleştirilir. Kilisedeki sosyal ortam, dinin söylemlerinin doğurduğu sonuçların gerisinde kalır.

24-) Herkesin memnun olacağı bir din tanımı yapmak mümkün değildir. Din insanlık için evrensel olsa bile gruplar arası farklılıklar göz önüne alındığında herkesi memnun etmek çok zordur.

25-) Din, büyük toplumların üzerinde dikkatli bir gözdür. Tolumsallaşmayı bireyler arasında yardımlaşmaya dayalı bir ihtiyaç olarak sunar ve din ihtiyacı doğar. Bu ihtiyaç düzen sağlamada kullanılır.

physical-differences-990

26-) Bir dönem ateistler tarafından dine savaş açılmış olması bir düzen ve refah getirmemiştir. Aksine düzensizlik doğurmuştur. Din, sunduğu ahlak çerçevesinde toplumları bu güne getirmiştir ve bu yadsınamaz bir gerçek.

*** Primatlar üzerinden dine ve ahlaka dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Evrimsel gerçeklik ve iki tarafında (ateist & dindar) birbirine karşı ürettiği söylemler sonucunda doğan bir değerlendirme ihtiyacının eseridir. FRANS DE WALL uzun yıllar bonobolar üzerinde çalışmış ve bu tecrübesini çatışma ve işbirliği gibi kavramlar çerçevesinde değerlendirmeye çalışmıştır. Ütopik ve temelsiz söylemlere yer vermesine rağmen uzun yılların birikimini sunması ve farklı bir bakış açısı ile ele alması bakımından takdire değer bir çalışmadır.

Pdf olarak buradan indirebilirsiniz:  bonobo ve ateist

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s