Şehir ve Zaman

Hissiz  yığınlar  saplanır  gökyüzünün  maviliklerine

Tâ  şehrin  kalbini  delip  geçen  hançer  gibi

Şehrin  bakışlarında  amansız  bir  silüet  belirir

Şehir  ve  zaman  manasını  yitirir  taş  duvarların  gölgesinde

*

Yolar!  Faruk  Nafiz’in  Yılan  Yolları  değil  şimdi

Kızgın  kum  deryalarında  bir  eşkiya  sanki

*

Lambalar  yanar,sarar  şehrin  sokaklarını

Ölü  ruhlarda  heyula  dolaşır  sinsice

Gece,  ışıklarını  örtemez  olur  ağyar  caddelerin

Manasızca  etrafta  dolaşır  durur  kalabalıklar

*

Meydanlar  gürültü  seylapları  ile  inlerken

Zaman  akıp  gider  şehir  üstü  bir  mekanda

*

Türkülerimizden  Kara  Treni  çalmış  bu  yeni  şehir

Nehirlerimizdeki  berrak  suyu  ve  çocukların  gülüşlerini

Kelimelerimize  el  uzattı  Tiranlar  ve  bankerler

Samimi,  içten  kelimelere  şehrin  ışıkları  karıştı

*

Namus  ve  kâmus  unutturuldu  şehrin  insanlarına

Bedenler  ve  kelimeler  çırılçıplak,  nisyana  matuf

*

Yasak  aşklar  bile  üne  kavuştu  parkta  bahçede

Ar  takıldı  kaldı  bulanık  düşüncelere

Müzik,  renkler,  moda  birbirine  karıştı  yeni  çağda

Koşar  adımlarla  tüketen  bir  yığın  insan  türedi

*

Zaman  yangın  yerine  çevirdi  şehrin  yapılarını

Ve  kelimeler  düğümlendi  şehrin  kapılarında

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s