Çağın getirdikleri

Yıllar var ki hep güzel günleri bekledik durduk. Yıllar var ki hep güneşe yakın güneşli günleri arzuladık. Yıllar var ki İstanbul’u Ruslar’dan korur gibi aşkı kolladık. Bekledik durduk yıllarca. Zaman geçip gitti. Geçen zaman geride hazan bıraktı, gelen zaman ise hep ihanet ile geldi. Yaşamak ne kadar zorsa beklemek te o kadar zormuş meğer. Sevgiyi ve insanı beklemek. Zamana inat beklemek, ölümün başka bir suretiymiş. Aslında ölüm güzel şey. Kötü olan yaşamak. Daha doğrusu yaşamak macerasında ölümü beklerken yeni bir hayatla karşılaşmak. Duyuyorum sinsi sinsi gülen ölümü. Bakışlarının kurnazlığını üzerimde hissediyorum. Beni yaşamak çukurunun içinde kalabalıklar arasında yapayalnız bırakan çirkef bakışlar.. Herşeye inat sevmek kolay mı? Herşeyi inat inanmak mı kolay yoksa ihanete kucak açmak mı? Din gerçekten din mi? “inneddine indallahil islam” prensibi  gerçekten kitap ehlinin mi elinde? Yoksa kitap tahrif eden maskeli tacirlerin mi? Bu sualler hangi derde çare olur bilmiyorum. Gerçi çareyi aramaya da ne hacet var onu da bilmiyorum. Çaresizlik çare aramaktan daha ıstırap verici de olsa daha akılalmaz bir duygu. Bu duyguyu tecrübe etmek ise delilik ancak delilik te akıllı olmaktan daha makul geliyor. Düşünce düşünceyi doğuruyor. Bu da düşünmeyi gerektiriyor. Fikir ve insan bir ejderin iki başı. Birbirinin ölümü olabiliyorlar bazen. Tam da bu noktada akıllı insan makul insan olmaktan çıkıyor. Ve insanlık deliliği seçiyor. Deliliği tecrübe etmeyi. Ölümün içinde yeni bir hayat kuruyor. Yaşamanın içinde ölmektense, ölümün içinde yaşamak daha makul geliyor. Yaz akşamında susuz kalmaktansa, kışın ortasında yanmak.. Yanmak.. Çaresizlik demek aslında. Teslim olmak demek. Hakikat düşmanı İnançlara değil. Sevgiye teslim olmak demek. Sevgisizliğe ve aşksızlığa başkaldırmak demek. Korku asrı olan 21.yy’ın çaresizliği içerisinde yanmak bu aslında. Çünkü umudun bittiği yerde insan da biter. İnsanlık ta. Korku ve kaos insana umutsuzluk pompalar. Tam da bu nokta da insan çaresizliğe sığınır. Yani aşka. Yani deliliğe. Yani ölüme. Yani zamanın en karanlık köşelerine sığınır.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s